Medine'de İslam'ın Yayılışı

14 Ekim 2019 Pazartesi

Tebliğin Medine Dönemi   (3 Ekim 2019 Perşembe)
Hz. Peygamber 622 yılında Mekke’den Medine’ye hicret ettiği zaman şehrin nüfusu yaklaşık olarak on bindi. Bunların içerisinde ise Müslümanların sayısı da bin beş yüz civarındaydı. Buradaki tebliğ faaliyetlerinde başarılı olunması için takip edilecek metod oldukça önemlidir. Bu sebeple tebliğin başarıya ulaşması için tebliğcide şu prensipler bulunmalıdır: 1- Affetmek, 2- Hoşgörülü olmak, 3- Sabırlı olmak, 4-Tassuptan uzak durmak, 5- İnsanları kusurlarını ifşa etmemek, 6- Kötülüğe iyilikle muamele etmek. Rasûlüllah’ın bu kriterler çerçevesinde insanlarla iletişim içerisinde olması, Medine’de İslâm’ın yayılmasında oldukça önemli olmuştur. Medine’nin soyal yapısına bakıldığında Müslümanlar, müşrikler, Hıristiyanlar ve Yahudiler gibi farklı dini grupların olduğu görülmektedir. Bu grupların birbirleriyle sağlıklı bir şekilde etkileşim halinde olmaları bir antlaşma çerçevesinde sağlanmıştır. Rasûlüllah 623 yılında Medine’de bulunan grupların katılımıyla Enes b. Mâlik’in evinde yaptığı antlaşmayla bunu gerçekleştirmeye çalışmıştır. Bu Medine Müsalahası’nın en önemli maddesi ise; herkese din ve vicdan hürriyeti tanınmıştır. İsteyen camiye gitsin, isteyen kiliseye gitsin, isteyen de havraya gitsin. Her dini mensubu dininin gereklerini yerine getirme konusunda özgürdür. Bu özgürlük de devletin garantisi altındadır. Ayrıca da her grup kendi dini kurallarına göre yönetilecektir. Kısa süre içerisinde bu yaklaşım meyvelerini vermiş ve Medine’de pek çok kişi İslâm’a girmiştir.
İslâm’ın daha geniş alanlara yayılması için 628 yılında Mekke Site Devleti ile Hz. Peygamber arasında yapılan Hudeybiye Barış Antlaşması milat olarak kabul edilmektedir. Çünkü barış ortamında kişilerin ve toplumların kendilerini ifade etmeleri daha kolaydır. Bu sebeple İslâmiyet Medine iki milyon kilometre kare toprak içerisinde yayılmıştır. Bu yayılma içerisinde savaşların da olduğunu söylemek mümkündür. Ancak savaşlardaki amaç tamamen hedefe odaklanmak olmuştur. Çünkü Hz. Peygamber, askerlere; kadınları, çocukları, yaşlıları, savaşa katılmayanları, din adamlarını, çitçileri öldürmeyiniz. Bağ ve bahçeleri talan etmeyiniz. İhtiyacınız dışında hayvanları öldürmeyiniz. Ağaçları kesmeyiniz. Amaç; en az can kaybıyla hedefe ulaşmaktır ve sivil hayat olabildiğince korunmaktadır. Bu sebeple Hz. Peygamber’in 120 askeri faaliyeti sonucunda toplamda müşriklerden 216, Müslümanlarda ise 138 kişi hayatını kaybetmesi bu durumu doğrular niteliktedir.
Fakültemiz öğrencilerinin, öğretim elemanlarının ve dışarıdan katılanların istifade ettiği ve dersin sonunda konuyla ilgili merak edilenlerin sorularak cevap alındığı güzel bir ders oldu.