ENGELLLERİN FIKHÎ AÇIDAN HAK VE SORUMLULUKLARI

08 Kasım 2019 Cuma

ENGELLLERİN FIKHÎ AÇIDAN HAK VE SORUMLULUKLARI
Yüce Allah (c.c.), insanı kendisine kulluk etmesi için yaratmıştır. Ölüm ve hayatın varlık sebebi de bu kulluğun kemalini test etmek ve insana buna binaen bir karşılık vermektir. İnsanın bu durumla karşı karşıya gelmesi onun sorumlu olması ile mümkündür. Bir sorumlulukla muhatap olmayan kimsenin ise ceza ve mükâfat ile de muhatap olması söz konusu değildir. Bunun için kimin dinin emir ve yasakları ile yükümlü olduğu, kimin olmadığı meselesi fıkıhta son derece önemli bir meseledir. Bu çerçevede şu sorular üzerinde durulmuştur:

Kanser hastası çocuklara peruk yapılması için saç bağışlamak caiz mi?

Kanser hastalarının saç dökülmeleri hastalıktan kaynaklanmakta olup bir başkasının saçının ona peruk olarak nakledilmesi de tedavi mahiyetini taşır. Bu anlamda bu meselenin organ nakli gibi değerlendirip insan saçından yapılma peruğun kanser hastaları tarafından kullanılması caiz kabul edilir.

Hastalığı sebebiyle başında hiç saç olmayan bir kadının başörtüsü takması gerekir mi?

Dinimize göre kadınların; el ve yüzleri, aşık kemiklerine kadar ayakları hariç, bütün bedenlerini mahremleri olmayanlara karşı örtmeleri farzdır. Kadının başında saçın olup olmaması bu hükmü değiştirmez. Bundan dolayı hastalığı sebebiyle başında hiç saç olmayan kadının başörtüsü takması dinen zorunludur.

Kanser tedavisi için namahrem kadınlardan anne sütü alınabilir mi?

Kanser tedavisi için mahrem olmayan kadınlardan süt alınıp içilmesinde bir sakınca yoktur. Fakat anne sütünün satım akdine konu edilmesi caiz değildir.

Devamlı idrar sızıntısı olan bir kişi nasıl abdest alır?

Devamlı idrar sızıntısı olan kimseler özür sahibi kabul edilirler. Bu kimseler, idrarın kesilip kesilmediğine, çamaşırlarına idrar bulaşıp bulaşmadığına bakmaksızın her namaz vaktinde abdest almalıdırlar. Almış oldukları bu abdestle vakit içerisinde diledikleri kadar ibadet yapabilirler.
 Hanefî mezhebinde sahih olan görüşe göre özürlü olanların abdestleri vaktin çıkması ile

Müslüman bir hasta için müslüman olmayan bir kişiden ilik veya kan alınmasının sakıncası var mı?

Müslümanın, müslüman olmayanın hayatiyetini sürdürmesine katkıda bulunması veya bir müslümanın diğer din müntesiplerinin yardımıyla canını kurtarması takdir edilmiştir. Müslümanın, diğer din müntesiplerinden kan ve ilik almak suretiyle sağlığına kavuşması da bu anlamda değerlendirilmesi gerekir. Bu insanlık olma konusunda müşterek bir görevdir. Aynı şekilde bir müslümanın, müslüman olmayana hayatiyetini devam ettirecek şekilde kan ve ilik yardımında bulunması da canın korunması noktasında müşterek bir görev olup onun küfrünün devamı konusunda bir katkı olarak kabul edilemez. Örneğin trafik kazasında yaralanan bir gayrı müslimin kurtarılması onun küfrünün devam etmesine bir katkı değil, müşterek bir görev olan masum canın kurtarılmasıdır. Bu da bütün insanların ortak görevidir.